ogretmenler gunu beyaz duvar pencere onunde mor sumbul tarakli kirpi 1040X1300

Bir Öğretmenler Günü Yazısı

Merhaba canım efendim. Nasılsınız? Umarım günleriniz sağlıkla, sıhhatle geçiyordur. Beni soracak olursanız ben iyiyim, sırtımda pamuklar yeşertmeye, öğrenmeye ve yeni ufuklara yol almaya devam ediyorum. Biliyorsunuz bugün Öğretmenler Günü. Bize emek veren, yolumuza ışık tutan, bizi dinleyen ve gelişimimizde katkısı olan, bu işi layıkıyla yapan tüm öğretmenlerimizin gününü en içten dileklerimle kutlarım.

Pandemi nedeniyle evden çıkmıyoruz,  sevdiklerimizle uzaktan uzağa özlem gideriyoruz. Görüntülü konuşma vazgeçilmezimiz oldu. İyi yönünden bakarsak bu süreç kendimizle baş başa kalmamıza, içimize dönmemize ve hayatı nasıl yaşamak istediğimize dair sorgulamalara vesile olmuştur. Belki çok sevdiğimiz bir öğretmenimizin bize söylediği bir söz, önerdiği bir film, bir kitap bizde yepyeni ufuklar açmıştır, kim bilir? Bugün onları yad etme günüdür.

Öğretmenlerimiz için neler yapabiliriz?

Orta son sınıftayken matematik öğretmenimiz benim sinema sevgimi fark etmiş ve bana Robin Willams’ın rol aldığı Dead Poets Society (Ölü Ozanlar Derneği) filmini önermişti. Bu filmden çok sevdiğim birkaç repliği sizinle de paylaşmak isterim. Bu güzel mesleği seçtiyseniz öğrencilerinizle bu türden bir ilişki kurmanızı diliyorum.

Hayatın iliğini emmek, kemiği boğazına kaçırmak değildir. Akıllı insan ne zaman duracağını, ne zaman adım atacağını bilmelidir.”

“Ormanda yol ikiye ayrıldı ve ben hep daha az kullanılanı seçtim. Bu hayatımdaki tüm farkı yarattı.”

“Millet, kendi sesinizi bulmak için çabalamalısınız. Çünkü ne kadar uzun beklerseniz, bulmanız o kadar zor olur. Thereau demiştir ki, “Çoğu insan hayatını büyük bir çaresizlik içerisinde geçirir.” Siz böyle olmayın! Bırakın bunu!”

Eğer öğretmenleriniz yanınızda yörenizde ise ve onları ziyaret etme şansınız varsa bunu yapın isterim sevgili Taraklı Kirpi okurları. Elbette içeri girmemek kaydıyla. Belki bir mektup yazıp onların uzattığı sepete atarsınız, neden olmasın? Veya onlar adına TEMA’da iki fidan dikersiniz. Yahut sadece telefon edip nasıl olduklarını sorarsınız. Hatırlanmak güzeldir. Belki onlara mis gibi bir kurabiye yaparsınız. Arda’nın Mutfağı’ndan bir kurabiye tarifini aşağıya bırakıyorum.

Filmde ne diyor canım efendim, sevgi emek ister. Evet, sevdiklerimiz nefes alıyorken harekete geçmek, ertelememek gerek. Bir varız, bir buradayız, bir yokuz. Her şey gönlünüzce olsun. Hoşça kalın.

Merhaba, ben Taraklı Kirpi. Dostlarım bana böyle hitap ederler. Çünkü sabahları yüzümü yıkadıktan sonra süslenmeye başlarım. Önce sırtımı tararım. Bazen de iğnelerime jöle sürerim. Çünkü değişiklik iyidir, dalgalanmak da lazım değil mi? Kremlerimi de sürdükten sonra tekli koltuğuma kurulurum. Pek az dışarı çıkarım. Dostlarımı evimde ağırlarım. Okurum, izlerim, düş görürüm. Bazen aynamdan yansıyanları bazen de masallarımı anlatırım. Ev işleri, bitkiler, güzellik, sağlıkla ilgili faydalı bilgiler veririm. Bazen iğnelerim dostlarıma batar. Hayatın sivri uçları da var öyle değil mi? Ama ben acıttığım yeri çiçeklendirmesini de bilirim. Bir kirpiyim ama sırtımda pamuklar yeşertebilirim.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

on sekiz − on iki =