kokina yilbasi cicegi tarakli kirpi 650X918
/

Kokina (Yılbaşı) Çiçeği Bakımı

Merhaba sevgili Taraklı Kirpi okurları? Nasılsınız? Afiyettesinizdir umarım. Biliyorsunuz yılın son günlerinde çiçekçi tezgâhlarını süsleyen bir bitki var. Yunanca’da kırmızı anlamına gelen, kokina ya da daha çok bilinen adıyla yılbaşı çiçeği. Öyle güzel görünüyorlar ki, onların gerçekten şans getirdiğine inanıyorum canım efendim. Dilerseniz kokina (yılbaşı çiçeği) bakımına geçelim. Siz şöyle öncen buyurun.

Kokina (Yılbaşı Çiçeği) Nedir

Kokina, kırmızı meyveleri olan, uzun yeşil saplı, dikenli bir süs bitkisidir. Soğuğa dayanıklıdır. Ama bu güzel görüntüsünün ardında dağlardan ve çayırlardan zorlu bir toplama hikâyesi var. Üzerine kuş bile konmadığı söylenir. Çiçekçi tezgâhlarında gördüğünüz o demetler tek bir bitkiden elde edilmiyor. Kokinanın sağları ayrı, kırmızı meyveleri ayrı bitkiden toplanıyor. Bu kırmızı meyveler iğne yardımıyla  birleştirilip yeşil saplara kırmızı iple bağlanıyor.

Kokina Bakımı Nasıl Yapılır

Tavşanmemesi olarak da bilinen bu bitkinin meyveleri en fazla iki hafta dayanır. Bu süreçte kokinalarınızı su dolu bir vazoda tutabilirsiniz. Üst kısımda değil de daha aşağıda yer alan kırmızı meyveler kendi meyvesidir. Çok su istemez, haftada iki kez sulamanız yeterli olacaktır. Daha çok sahil kenarında yetişir. Çok soğuk ve çok sıcak ortamları sevmez. Ilık yerlerde yaşama imkânı bulur.

Kokina Neden Yılbaşı Çiçeği Olarak Anılır

Yılbaşından birkaç hafta önce satılmaya başlayan bu bitkinin eve şans ve bereket getirdiğine inanılır. Hatta bir yıl boyunca yaşarsa o kişinin gelecek yıl ev sahibi olacağına inanılır. İnsanlara umut aşılayan bu güzel bitki sizin de evlerinizi süslüyor mu canım efendim?

Evet canım efendim, evlerde bir yılbaşı telaşı, yeni yıl hazırlıkları başladı. Hepimizin dileği 2021’in daha güzel, daha sağlıklı günler getirmesi. Şimdiden yeni yılınız kutlu olsun sevgili Taraklı Kirpi okurları. Esen kalın.

Merhaba, ben Taraklı Kirpi. Dostlarım bana böyle hitap ederler. Çünkü sabahları yüzümü yıkadıktan sonra süslenmeye başlarım. Önce sırtımı tararım. Bazen de iğnelerime jöle sürerim. Çünkü değişiklik iyidir, dalgalanmak da lazım değil mi? Kremlerimi de sürdükten sonra tekli koltuğuma kurulurum. Pek az dışarı çıkarım. Dostlarımı evimde ağırlarım. Okurum, izlerim, düş görürüm. Bazen aynamdan yansıyanları bazen de masallarımı anlatırım. Ev işleri, bitkiler, güzellik, sağlıkla ilgili faydalı bilgiler veririm. Bazen iğnelerim dostlarıma batar. Hayatın sivri uçları da var öyle değil mi? Ama ben acıttığım yeri çiçeklendirmesini de bilirim. Bir kirpiyim ama sırtımda pamuklar yeşertebilirim.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

beş + dokuz =