kitap peri tozu masal tarakli kirpi 626X417

2021 Masalı

Dünya denen gezegende, Nostradamus Kehanetleri’ni fısıldayan, yüz yıldır 42 yaşında olan bir kirpi varmış. Canlıların sonunu getirecek türlü olayları önceden görür, kötü olayları suya anlatır, gerçekleşmelerini önlermiş. Öyle çok dolaşmış ki artık neredeyse gezmediği orman, gitmediği dağ, ova, çayır kalmamış. Hatta bir ara öyle çok yorulmuş ki Tanrı Hermes ona kanatlı çizmelerini ödünç vermiş. 2021 yılı onun için de zorlu geçmiş.

Kirpi bir gün ağaca yaslanmış, rüyaya dalmak üzereymiş. Bu sırada kasabalılar yanına gelmiş. Ona sormuşlar.

Ey kirpi, 2021’de neler olacak? Kurtulacak mıyız bu dertten kederden? Uzaklaşacak mı musibetler bizden?

Kirpi uykulu gözlerle doğrulmuş. Başlamış anlatmaya.

Ey insan! Ben olacakları suya anlatırım, sizi beladan kurtarırım. Ama görüyorum ki siz suları kurutmuşsunuz. Neler mi olacak? Virüs her yanı saracak, toplu hayvan ölümleri olacak, depremler her şeyi yerle bir edecek, gök renk değiştirecek, ağaçlar toprağa doğru uzayacak.

Bunu duyan kasabalılar delirip oradan oraya koşturmaya başlamışlar. Ne yapacaklarını şaşırmışlar. Kimse ölmek istemiyormuş. Ortalığı bir uğultudur sarmış. Çığlık atanlar, şarkı söyleyenler, dua edenler… Kimsenin ne dediği anlaşılmıyormuş.

Sonunda Kirpi öyle bir bağırmış ki, sesi aşağı kasabadan bile duyulmuş.

Şimdi beni iyi dinleyin. Size mutlu bir 2021 Masalı yazacağım. Hepinize daha az konuşan bir ağız, daha çok duyan bir kulak veriyorum. Elleriniz toprağı daha çok işleyecek, daha az yok edecek. Ayaklarınız daha çok yol görecek, çıkmaz sokaklardan dönecek, mideniz daha çabuk doyacak, sözleriniz daha tatlı olacak, öfkeniz sadece umudunuzu diriltecek, yan yana olacaksanız. Güce tapmayacak, onu kullanmasını öğreneceksiniz.

O gün bugündür insan öğrendiklerine bir yenisini eklemiş. Doğa anaya kulak vermiş. Dokunduğu yeri güzelleştirmiş. Kirpi hep 42 yaşında kalmış.

Merhaba, ben Taraklı Kirpi. Dostlarım bana böyle hitap ederler. Çünkü sabahları yüzümü yıkadıktan sonra süslenmeye başlarım. Önce sırtımı tararım. Bazen de iğnelerime jöle sürerim. Çünkü değişiklik iyidir, dalgalanmak da lazım değil mi? Kremlerimi de sürdükten sonra tekli koltuğuma kurulurum. Pek az dışarı çıkarım. Dostlarımı evimde ağırlarım. Okurum, izlerim, düş görürüm. Bazen aynamdan yansıyanları bazen de masallarımı anlatırım. Ev işleri, bitkiler, güzellik, sağlıkla ilgili faydalı bilgiler veririm. Bazen iğnelerim dostlarıma batar. Hayatın sivri uçları da var öyle değil mi? Ama ben acıttığım yeri çiçeklendirmesini de bilirim. Bir kirpiyim ama sırtımda pamuklar yeşertebilirim.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

14 − 13 =