asureden dusen nar tanesi tarakli kirpi 1880X1253

Aşureden Düşen Nar Tanesi

Bir varmış bir yokmuş, evvel saman içinde, kalbur saman içinde, elmalar gökte yetişirken, filler kanatlanıp uçar iken, kırmızı bulutlar yerden yükselirken bir nar tanesi varmış. Bu, Nuh’un gemisinden düşen nar tanesi yıllardır aşurelere konur sonra çekirdeği toprağa düşer yeniden filizlenir ve ağızlara tat olurmuş.   Bu nar tanesi en son 2020 yılında buzluğa konmuş ve aşure ayını beklemeye başlamış.

Bir gün buzdolabı poşetinden çıkarılmış. Masanın üzerinde beklemiş beklemiş fakat kimse onu oradan almamış.  O sırada dünyaya virüs yayılmış, insanlar lal olup susmuş. Araya mesafeler girmiş, kaldırımda otlar bitmiş, insan boyu ekinler kurumuş, kum fırtınaları balkonları doldurmuş. Herkes maske ile geziyor, her yanda sessizlik hüküm sürüyormuş.

Sabahlardan bir sabah  insanlar meydanın ortasında kocaman bir tencere kaynadığını görmüşler. Yanan ateş herkesin gözünü almış, her yeri aydınlatmış. İnsanların en bilgesi tencereye doğru eğilmiş ve kaynayanın aşure olduğunu görmüş. Nefis tarçın kokusu burunlara bayram ettirmiş, iştahları kabartmış.

Yaşlı bilge hemen eve koşmuş. Kaşıkları kâseleri kaptığı gibi meydana geri dönmüş. Başlamış aşureleri kâselere üleştirmeye… Gençlerden biri “her şey iyi güzel de bir şey eksik ahali,” demiş. Bir yandan da konuşabildiğine şaşırmış. Derken ne görsünler, gökten nar yağıyor! Eh tabii bu işin arkasında uçan fil varmış. O tek bir nar tanesini almış, gökte dolaştırmış, yedi cihanda yedi kere gün gören nar çoğalmış, çoğalmış, binlerce olmuş, Nuh’un yüzünü güldürmüş.

Aşureyi yiyenin dili çözülüyormuş, afiyet olsun, buyur komşu, buğdayı güzel pişmiş, aman kâseyi yıkamayalım, gül suyu fazla gelmiş, derken koca tencere bitmiş, ağızlarda leziz bir tat, yüzlerde bir gülüş, dillerde tatlı bir muhabbet olmuş. O günden beri bu tek nar tanesi bereketlenip soframıza düşer olmuş.

Merhaba, ben Taraklı Kirpi. Dostlarım bana böyle hitap ederler. Çünkü sabahları yüzümü yıkadıktan sonra süslenmeye başlarım. Önce sırtımı tararım. Bazen de iğnelerime jöle sürerim. Çünkü değişiklik iyidir, dalgalanmak da lazım değil mi? Kremlerimi de sürdükten sonra tekli koltuğuma kurulurum. Pek az dışarı çıkarım. Dostlarımı evimde ağırlarım. Okurum, izlerim, düş görürüm. Bazen aynamdan yansıyanları bazen de masallarımı anlatırım. Ev işleri, bitkiler, güzellik, sağlıkla ilgili faydalı bilgiler veririm. Bazen iğnelerim dostlarıma batar. Hayatın sivri uçları da var öyle değil mi? Ama ben acıttığım yeri çiçeklendirmesini de bilirim. Bir kirpiyim ama sırtımda pamuklar yeşertebilirim.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

üç × üç =

Masallar Kategorisindeki En Son Yazılarım

gol evi agac manzara tarakli kirpi 975X1300

Göl Evi Masalı

Evvel zaman içinde Kalbur saman içinde Develer top oynarken Eski hamam içinde

altin sarisi kabartma cin tanrilari olumsuzluk masal tarakli kiri 626x366

Bin Yıllık Masal

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde beşikteki babasına

bahari bekleyen kumru mavi tahto fon uzerinde kafes ve cicek tarakli kirpi 626x417

Baharı Bekleyen Kumru

Ben daha dünyada yok iken, şelaleler dağın tepesindeyken, filler uçuyor, karıncalar okyanuslarda