altin sarisi kabartma cin tanrilari olumsuzluk masal tarakli kiri 626x366

Bin Yıllık Masal

2

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde beşikteki babasına her gün masal anlatan bir kirpi varmış. Bu, bin yıllık masalmış. Ölümsüzlüğü arayan bir adamın başına gelenleri anlatırmış. Küçük kirpinin babası de ölmekten çok korktuğu için hiç büyümemiş ve hep bebek kalmış. Beşiğinde tıngır mıngır sallanarak oğlunun anlattığı masallarla uykuya dalmaya bayılıyormuş.

Bin yıllık masaldaki adam, annesi ölünce, onun bedeninin aldığı şekli görüp aylarca gözünü kırpmamış. Benim ölmemem gerek, bu ay parçası yüzüm, ipek bir şal kadar pürüzsüz bedenim, toprağın altında çürüyüp gitmemeli, demiş.

Ölümsüzlüğü arayan adam düşmüş yollara. Dağlara tırmanmış, ovalar geçmiş, vadileri aşmış. Önüne gelen herkese ölümsüzlüğü sormuş. Duvardaki kabartmalara, tapınaktaki rahiplere, bilge kadınlara… Bir türlü istediği cevabı alamamış. Bu sırada da bacaklarında ağrılar başlamış ama pek üstünde durmamış.

Az gitmiş uz gitmiş. Aynalarla kaplı ülkeye gidince bir de ne görsün, saçında beyaz bir tel. Günlerce bunu düşünmüş. Nasıl olur demiş, gece karanlığına karışan saçlarım nasıl beyazlar demiş. İkinci gününde de ne kadar zayıfladığını fark etmiş. Tanrım, demiş, bana güç kuvvet ver.

Su ülkesine gittiğindeyse sonsuz okyanuslara yelken açan bir kayıkçıya rastlamış. Kayıkçı, demiş, beni de al. Kaç altın istersen senindir. Kayıkçı, kayığa binmek için daha vaktin var, şimdi zamanı değil, diye haykırarak uzaklaşmış. Ölümsüzlüğü arayan adam kayıkçının arkasından bağırmış ama ne çare, boşlukta duyduğu sadece kendi sesiymiş.

Adam ülkeler geçmiş, çöllerde kalmış, yeri gelmiş konuşacak bir kişi bile bulamamış. Bacaklarındaki ağrı da gün geçtikçe artıyormuş. Bir gün Güneş ülkesine yolu düşmüş. Mağarada yaşayan Şahmeran’ın ölümsüzlüğün sırrını bildiğini duymuş. Yine düşmüş yollara. Güneş ülkesinde yakıcı bir sıcak varmış. Şahmeran bu sırrı sadece ayın 7. günü paylaşacakmış.

Ölümsüzlüğü arayan adam acele etmeliymiş. Yoksa şansını kaybedermiş. Ama o kadar terlemiş ve bunalmış ki, adımları yavaşlamış. Gitmiş, gitmiş, gitmiş. Yola çıkmasının üzerinden seneler geçmiş. Saçlarındaki beyazlar artmış, yüzü kırışmış, bacakları tutmaz olmuş. Mağaranın önüne geldiğindeyse artık bir adım atacak dahi mecali kalmamış. Olduğu yere yığılmış kalmış. Tam 28 gün boyunca aralıksız uyumuş. Mağaranın kapısı kapalıymış. Ortada ne şahmeran kalmış ne de mağara… Tepesinde sadece yakıcı bir güneş varmış. Bütün vücuda yanık içinde kalmış. Tanrım demiş, ne olur canımı al, bu acıya daha fazla dayanamıyorum, demiş. Ölümsüzlüğü arayan adam bunu söyledikten sonra küle dönüşmüş. Baba kirpi de bin yıllık masalı dinleyerek uykuya dalmış.

Merhaba, ben Taraklı Kirpi. Dostlarım bana böyle hitap ederler. Çünkü sabahları yüzümü yıkadıktan sonra süslenmeye başlarım. Önce sırtımı tararım. Bazen de iğnelerime jöle sürerim. Çünkü değişiklik iyidir, dalgalanmak da lazım değil mi? Kremlerimi de sürdükten sonra tekli koltuğuma kurulurum. Pek az dışarı çıkarım. Dostlarımı evimde ağırlarım. Okurum, izlerim, düş görürüm. Bazen aynamdan yansıyanları bazen de masallarımı anlatırım. Ev işleri, bitkiler, güzellik, sağlıkla ilgili faydalı bilgiler veririm. Bazen iğnelerim dostlarıma batar. Hayatın sivri uçları da var öyle değil mi? Ama ben acıttığım yeri çiçeklendirmesini de bilirim. Bir kirpiyim ama sırtımda pamuklar yeşertebilirim.

2 Comments

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

1 × dört =

Masallar Kategorisindeki En Son Yazılarım

gol evi agac manzara tarakli kirpi 975X1300

Göl Evi Masalı

Evvel zaman içinde Kalbur saman içinde Develer top oynarken Eski hamam içinde

bahari bekleyen kumru mavi tahto fon uzerinde kafes ve cicek tarakli kirpi 626x417

Baharı Bekleyen Kumru

Ben daha dünyada yok iken, şelaleler dağın tepesindeyken, filler uçuyor, karıncalar okyanuslarda