kirmizi zemin uzerine kar tanecigi bir kis masali tarakli kirpi 1880X1259

Bir Kış Masalı

Ejderhaların ağızlarından alevler saçtığı, dinozorların bastığı yeri titrettiği bir çağda Kaf Dağı’nın en güzel yerinde bir küçük prens yaşarmış. Anne ve babasının tek çocuğu olan küçük prensin en sevdiği mevsim kış, en sevdiği zamanlar karın lapa lapa yağdığı, her yerin bembeyaz olduğu günlermiş. Böyle zamanlarda anne ve babasıyla büyülü saraya gitmez, evde kalıp saatlerce pencereden dışarıyı izlermiş.

Uzun kış gecelerinde küçük prens arp çalar, anne ve babası ise şarkı söylermiş. Evlerinden yayılan bu ezgiler onları dinleyenlerin kulaklarının pasını siler, içlerine ferahlık verirmiş. Bu notalar sanki büyülüymüş, duyanlar mutluluktan dans etmeye başlar, hatta daha az üşürlermiş.

Fakat küçük prensin bir hayali varmış. Kırmızı kar yağsın istiyormuş. Babasına bundan bahsetmiş ama babası ona bu hayalini Gök Tanrı’ya iletmesini söylemiş. Fakat Kaf Dağı ne kadar yüksekte olursa olsun küçük prensin boyu gökyüzüne ulaşamıyormuş.

Kar kristallerinin görüntüsü öyle hoşuna gidiyormuş ki bazen onları izlemeye dalıyor, yemek yemeği bile unutuyormuş. Küçük Prens’in annesi Elsa bu duruma çok üzülüyormuş. Oğlunun bu hayalini yerine getirmek için çareler aramaya başlamış. Çünkü kocasının da boyu Gök Tanrı’ya erişemiyormuş.

Elsa bir gün demirciler çarşısına uğramış. Orada bir dükkân dikkatini çekmiş. Elleri bembeyaz narin bir kız cam şekillendiriyor, yaptığı birbirinden güzel kar kürelerini vitrine diziyormuş. Elsa tam da oğlunun istediği gibi bir kar küresi görmüş. Kırmızı karın üstünde bir kar kristali…

Elsa hemen dükkâna girmiş, kar küresini almak istemiş ama genç kızın bir şartı varmış. Küçük prens her gece bir hayal kuracak, defterine kış masalları yazacakmış. Annesi bu teklifi kabul etmiş ve hemen eve koşmuş, oğluna sarılmış ve kırmızı karları göstermiş. Küçük Prens’in gözleri ışıldamış, sevinçten havalara uçmuş. Hemen pencerenin önüne koşmuş ve böylece bir kış masalı başlamış…

 

Merhaba, ben Taraklı Kirpi. Dostlarım bana böyle hitap ederler. Çünkü sabahları yüzümü yıkadıktan sonra süslenmeye başlarım. Önce sırtımı tararım. Bazen de iğnelerime jöle sürerim. Çünkü değişiklik iyidir, dalgalanmak da lazım değil mi? Kremlerimi de sürdükten sonra tekli koltuğuma kurulurum. Pek az dışarı çıkarım. Dostlarımı evimde ağırlarım. Okurum, izlerim, düş görürüm. Bazen aynamdan yansıyanları bazen de masallarımı anlatırım. Ev işleri, bitkiler, güzellik, sağlıkla ilgili faydalı bilgiler veririm. Bazen iğnelerim dostlarıma batar. Hayatın sivri uçları da var öyle değil mi? Ama ben acıttığım yeri çiçeklendirmesini de bilirim. Bir kirpiyim ama sırtımda pamuklar yeşertebilirim.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

on bir + on beş =

Masallar Kategorisindeki En Son Yazılarım

gol evi agac manzara tarakli kirpi 975X1300

Göl Evi Masalı

Evvel zaman içinde Kalbur saman içinde Develer top oynarken Eski hamam içinde

altin sarisi kabartma cin tanrilari olumsuzluk masal tarakli kiri 626x366

Bin Yıllık Masal

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde beşikteki babasına

bahari bekleyen kumru mavi tahto fon uzerinde kafes ve cicek tarakli kirpi 626x417

Baharı Bekleyen Kumru

Ben daha dünyada yok iken, şelaleler dağın tepesindeyken, filler uçuyor, karıncalar okyanuslarda